0212 6608098 - 0212 6608099
AKUPUNKTUR - ELEKTROAKUPUNKTUR

Akupunktur, bildiğimiz üzere uzak doğu kökenli bir iğneleme tekniğidir. Aku, iğne, punktur ise batırma anlamına gelir. Vücuttaki bazı noktalara , iğne batırarak uyarı verilip, hastalıklar iyileştirilmeye çalışılır. Akupunktur uygulamasında çoğu zaman iğne kullanılmakla birlikte bazen de iğne yerine, parmakla basınç, lazer ve ısı gibi yöntemler de kullanılmaktadır. 

Peki akupunktur nasıl etki eder? 

Geleneksel akupunkturu savunanlar, vücutta bazı enerji kanallarının olduğunu ve bu enerji kanallarında yer alan özel akupunktur noktalarının uyarılması gerektiğini savunurlar. Ancak şimdiye kadar, bu tür enerji kanallarının varlığına dair herhangi bir kanıt bulunamamıştır. Bu yüzden enerji kanalları teorisi halen bir akupunktur efsanesidir.

Çağdaş tıp yaklaşımına göre ise, akupunktur, sinir sistemini uyarıcı ya da baskılayıcı bir etkiye sahiptir. Bununla ilgili yapılan bir deneyde, deney hayvanının kulak siniri alındıktan sonra uygulanan  kulak akupunkturunda, beyinde hiçbir aktivite gözlenmemiştir. Yani kulak  siniri yoksa , kulak akupunkturu hiçbir işe yaramayacaktır. Peki akupunktur sinirlere nasıl etki eder. Sadece iğne değil, vücudumuza dışarıdan gelen her türlü uyarı, sinir sistemimizin az ya da çok  tepki vermesine neden olur. Hatırlayın çocukluğumuzda, hasta olduğumuzda annemizin o sıcak ve yumuşak elleri baş ağrımızı ya da karın ağrımızı nasıl geçirirdi. İğne de benzer bir etki ile sinir sistemimizi uyararak bazı değişikliklere neden olmaktadır. Bu değişikliklerden bazıları; serotonin, melotonin gibi hormonların salınımının artması, kortizol salınımın artması ya da baskılanması, sinirlerdeki ağrı iletim kanallarının kapanması, gereksiz ve aşırı sinir uyarılmasının azalarak kas gevşemesinin sağlanması. 

Akupunktur hangi hastalıklarda etkilidir?

Akupunktur üzerine birçok bilimsel araştırma yapılmış olup, bazı hastalıklarda etkili olduğu, bazılarında ise sadece yardımcı olabileceği gösterilmiştir. Etkili olduğu hastalıkların başında  migren, gerilim tipi baş ağrısı, tetik nokta rahatsızlığı, fibromiyalji, mekanik kökenli bel ve boyun ağrıları gelmektedir. Direkt olmasa da dolaylı olarak ve esas tedaviye destek olarak kullanıldığı alanlar ise, iltihaplı romatizmalar, bel ve boyun fıtıkları, stress, depresyon,  obezite sayılabilir.

Gerçekten de bizim tecrübelerimiz de gösterdi ki, migren ve gerilim tipi baş ağrılarının tedavisinde; özellikle de akut migren krizlerinin tedavisinde oldukça hızlı ve dramatik olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Tetik nokta ( kulunç ) ağrısında ise, iğneyi tetik noktanın içine batırmak tedavinin en önemli basamağıdır.

İltihaplı romatizmalar üzerine yapılan çalışmalarda ise, akupunkturun eklem sertliği ve ağrı üzerine olumlu etkileri gösterilmiş olup, hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik bir etkisi bulunmamıştır. İltihaplı eklem romatizmalarının tedavisinde halen, hastalığın gidişatını durduran ilaç tedavileri en etkili seçenektir.

Astım ve benzeri akciğer hastalıklarının tedavisinde akupunkturun tedavi edici etkisi pek olası değildir. Bazı hastalar bu konuda akupunkturdan fayda gördüklerini söylese de bu hastaların esasen, astım hastası değil de, muhtemel panik bozukluk ve benzeri bir rahatsızlığa bağlı gelişen nefes darlığı ya da hava açlığı çeken hastalar olduğu görüşü hakimdir. Zira, maalesef hekimlerin yoğun çalışma koşullarında bazı panik atak hastaları uzun yıllar astım ve astım benzeri teşhis ile tedavi edilmişlerdir.

Özetle;

Akupunktur, her derde deva olmasa da, bazı hastalıklarda, doğru hastada uygulandığında son derece yüz güldürücü olan bilimsel  bir tedavi yöntemidir. Yeter ki, kas iskelet sistemi ve sinir sistemini çok iyi derecede bilen bilinçli hekimler tarafından yapılsın. 

ELEKTROAKUPUNKTUR NEDİR?

Elektroakupunktur adı üzerinde akupunktur ve elektrik akımlarının birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir tedavi yöntemidir.

Nasıl yapılır?

Akupunktur iğneleri akupunktur noktalarına batırıldıktan sonra, bu noktalara belirli frekansta elektirk akımı verilir. Uygulama, geleneksel akupunktur noktaları yerine ağrılı bölgelere de yapılabilir.

Elektroakupunktur fotoğrafları:

http://ahmetsumen.com.tr/akupunktur/elektro-akupunktur/

Nasıl etki eder?

Hasarlı bölgedeki kas ve cilt dokularının iğne ve elektrik akımı ile uyarılması, ağrı ve kas spazmını azaltır, vücuttan iyileştirici faktörlerin salgılanmasını arttırır. Elektrik akımının frekansı ayarlanarak kas uyarılması da yapılabilmektedir. Bu da özellikle sinir yaralanması ya da beyin damar hastalığı sonrası görülen felçli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Hangi hastalıklarda uygulanır? 

Romatizmal hastalıkların çoğunda güvenle uygulanabilir. Bel ve boyun ağrıları, fıtıklar, yumuşak doku romatizmaları, fibromiyalji, kas ağrıları, gerilim tipi ve migren başağrıları, diz, omuz ve kalça eklem kireçlenmeleri, donuk omuz gibi hastalıkların tedavisinde güvenle yapılabilir. Ayrıca periferik sinir yaralanmaları sonrası ya da felçli hastalıklarda, kasları tekrar çalıştırmak için uygulanabilmektedir.

Tedavi ne kadar sürüyor?

Tedavi süresi yumuşak doku romatizmalarında ortalama 10 seans iken, felçli hastalıklarda ve sinir yaralanmalarında 10-30 seans arasındadır. Her seans 20-40 dakika sürmektedir.

Kanıtlanmış bir tedavi mi? 

Bu tedavi yöntemi üzerine çok sayıda araştırma yapılmış olup bunların çoğunda elektroakupunktur etkili bir yöntem olarak bulunmuştur. Yaptığımız bir araştırmada; yumuşak doku romatizması nedeniyle boyun ve sırt ağrısı çeken hastaların tedavisinde elektroakupunktur yöntemini, lazer tedavisinden daha üstün bulduk. Romatoid Artritli hastalar üzerinde yapılmış bir araştırmada, akupunktur noktalarına uygulama yapılmış olup, sonuçta hastaların eklem ağrısı, sabahları görülen eklem sertliği gibi şikayetlerinde belirgin azalma Özellikle felçli hastaların omuz kaslarını güçlendirmek için uygulandığında başarılı sonuçlar bildirilmiştir.

Kliniğimizde, bel ve boyun fıtıkları ile diğer romatizmal ağrılı hastalıkların tedavisinde elektroakupunktur tedavisi başarıyla kullanılmaktadır. Ayrıca yüz felci ve diğer felçli hastalıkların tedavisinde elektroakupunktur tedavisi uzman doktorumuz tarafından uygulanmaktadır. 

ZAYIFLAMA TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR

Zayıflama tedavisinde akupunktur tokluk hissi verir, midede kazınmayı önler metabolizmayı düzene soktuğu için halsizlik ve bitkinlik hissedilmez acıktığımız zaman ki sinirlilik el, ayak titrmesini önler, açlık başağrısı yaşanmaz, kan şekerinin düşmesini önler ve tansiyon düşüklüğü, yüksekliği gibi belirtileri ortadan kaldırır. Bu etkileri hisseden bir kişinin diyet yapması ve günlük yürüyüşlerle hareketini arttırması ile kilo vermeyi işkence olmaktan çıkarır kişiye rahat ve kolay bir zayıflama sağlar.

Tedavide kulak ve vücut kombinasyonu ile haftada 2-3 seanslık terapiler ve ayrıca kalıcı iğneler kullanılmaktadır. Ayda 4-6 kilo zayıflama hedeflenir. Ortalama 3 ay akupunktur tedavisine devam ettikten sonra kişi kendi beslenme dengesini kuracağı için 3 aydan uzun süre akupunktura devam etmek gerekmeyecektir. Zayıflama tedavisinde akupunkturun hem yardımcı hem de esas yöntem olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden genellikle  sadece akupunktur tedavisi zayıflama için yeterli olmayacaktır. Kilo vermenin olmazsa olmazı diyettir. Mutlaka kişinin kendisine uygun bir diyet düzenlenmelidir. Diyetle beraber düzenli yapılacak egzersiz veya sporun faydası da oldukça fazladır.

Özetle zayıflama tedavisinde diyet, akupunktur ve spor çok ama çok etkili bir kombinasyondur. Kliniğimizde zayıflama için başvuran hastalarımıza, kulak ve vücut akupunkturu ile birlikte, uzman doktorumuz tarafından kişiye özel bir diyet programı, kişiye özel egzersiz ve spor programı düzenlenir.

KURU İĞNELEME - İMS TEDAVİSİ

Kuru iğne tedavisi - İMS tedavisi nedir?

İMS tedavisi ya da genel olarak bilinen adıyla kuru iğneleme tedavisi, adı üzerinde herhangi bir ilaç olmaksızın sadece iğne ile kas ve yumuşak dokuların uyarılması esasına dayanan bir tedavi yöntemidir. Kullanılan iğneler son derece ince olup, işlem sırasında ağrı hissedilmez. Teknik olarak akupunktura benzer. Ancak kuru iğnelemede, enjeksiyon yerleri akupunktur noktaları değil, ağrılı , hassas ya da tetik noktalardır. Özellikle tetik nokta ve fibromiyalji hastalığının tedavisinde en iyi seçeneklerden biridir. 

Kuru iğneleme tedavisi nasıl etki eder?

Tetik nokta hastalığı ya da diğer adıyla miyofasyal ağrı sendromunun en önemli özelliği kas dokusunda oluşan sertliklerdir. Bu sertliklerin nedeni,  dokunun zorlanması, aşırı stress, masa başı çalışanlarında olduğu gibi hafif ama uzun süreli gerginlik, boyun ve bel fıtıklarının sinir baskısı yapması gibi nedenlerden dolayı etkilenen kasın ince liflerinin hasar görmesi, bunun akabinde de kas içerisinde kalsiyumdan zengin bir dokunun oluşmasıdır. Kas içerisinde oluşan bu anormal dokunun eski haline gelmesini sağlamak için birçok yöntem kullanılmaktadır. Bu konuda en etkili yöntemlerden biri de kuru iğne tedavisidir. Sertleşmiş tetik noktanın içine iğne batırıldığında, öncelikle hafif bir kanlanma artışı olur, kanlanma artışı, bölgedeki kalsiyumdan zengin dokunun temizlenmesine ve oksijenlenmesinin artmasına neden olarak iyileşmeyi başlatır. 

Kuru iğne tedavisi kaç seans gerekir, tek başına yeterli midir?

Kuru iğne tedavisi teşhise göre ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte, 3 seans ile 20 seans arasında uygulanmaktadır. Tetik nokta hastalığında 5-10 seans, fibromiyalji de 15-20 seans, bel ve boyun kireçlenmelerinde 10-15 seans, ani kas tutulmalarında 1-3 seans yeterli olmaktadır. Seanslar, hastanın durumuna göre her gün ya da haftada 2-3 gün olacak şekilde düzenlenir. Bir çok kas iskelet sistemi hastalığında kuru iğne tedavisi tek başına uygulanan bir yöntem değildir. Genellikle, egzersiz, fizik tedavi ya da elektroterapi ile birlikte uygulanabilir. Tetik nokta tedavisinde kuru iğne ve egzersiz çoğu hastada yeterli olurken, bel ve boyun kireçlenme ve fıtıklarında fizik tedavi ve elektroterapi ile birlikte uygulanır. 

Kuru iğne tedavisinin başarı oranı nedir?

Tetik nokta rahatsızlığında  kuru iğne tedavisinin başarı oranı çok yüksektir. Bel ve boyun fıtıklarında, eğer sinir baskısı varsa, kuru iğne tedavisinin etkisi sınırlı olmaktadır. Sinir baskısı olmayan bel ve boyun ağrılarında, fibromiyaljide başarı oranları orta düzeydedir. Özetle, kuru iğne tedavisi en çok tetik nokta hastalığının tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. En çok  da bu hastalığın tedavisinde başarılı olmaktadır. Bunun dışındaki bir çok ağrılı hastalığın tedavisinde etkisi sınırlıdır. Yardımcı bir yöntem olarak düşünmek gerekir.

Kuru iğne tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde uygulanmaktadır?

  • Tetik nokta hastalığı ( miyofasyal ağrı sendromu )
  • Fibromiyalji
  • Bel ve boyun kireçlenmelerine bağlı ağrılar
  • Bel ve boyun fıtıkları
  • Tendinit, kronik tenisçi dirseği
  • Ağrılı omuz, donuk omuz. 

 

Saygılarımla

Uzm Dr Ahmet SÜMEN

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon / EMG

Ağrı Tedavisi

Akupunktur

TEŞHİS ve TEDAVİ İÇİN RANDEVU ALIN
Spor yaralanmaları , Eklem ağrıları ve Kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarınızın sizi yavaşlatmasına izin vermeyin. Bakırköy Ağrı Merkezinden bugün teşhis için randevu alın ve birinci sınıf uzmanlarımızdan oluşan takımımız ağrı ve yaralanmalarınızı tedavi etsin. Şiddetli ağrılarınız hafiflesin ve aktif yaşam stilinize geri dönün.